“Asfaltdelen” / Adem Şahin

      Share

      Zamansızlık ve mekansızlık….El-Evvel ismine sahip Allahu Teala  bilinmeyi tanınmayı sevilmeyi  murad etti… insan yaratıldı.

      Mekanımız cennet,ilk kadın  dan  bir irade  ve istek  zuhur ederek ”Cennette ebedi kalma arzusuyla yasak  meyveye uzanıyor….

      Şeytan huzuru ilahiden kovulmanın  acısıyla  insanlara ön arka sağ ve sollarından yaklaşarak onları Hakkın yolundan saptırmaya çalışacağını bütün irade ve azmini bu yönde kullanacağını  söylüyor…

       Mekke…. Yüzüne bakılınca “bu yüzün sahibi yalancı olamaz “dedirtecek bir ulu peygamber kendisine teklif edilen kadın altın riyaset vs şeyleri elinin tersiyle iterek “vallahi  bir elime ayı diğer elime güneşi verseniz  ben yine bu davadan vazgeçmem” diyerek   azim ve kararlılığının  büyüklüğünü  söze döküyor.

      Konstantiniye yi hedeflemiş beyaz atlı  kartal burunlu  bir ulu  padişah fethin gecikmesi üzerine    atını hırsla denize sürerek “Ya İstanbul beni alır ya da ben istanbulu…” diyor.Erlerden bir er Ulubatlı Hasan elinde sancağı surlara tırmanıyor .Surların üzerinde şehadet şerbetini mi  cennetteki  makamını mı  gördü ne? Böyle bir kumandanın ve askerin elinden değil Konstantinopolisin kurtulması dünya kaçabilir mi?

      .Kartal burunlu sultanın gemilerini yürütmemesi için denize zincirler çekilmiş dar boğazlarda pusular kurulmuş.Kim durdurabilir ki seli fırtınayı  yanardağı?Ferman verilir ve gemiler karadan yürütülür.

      Tarık bin Ziyad … .Askerlerinin daha ileriye gitmeleri ve geri dönme ,geri çekilme  ihtimallerini düşünmemeleri için gemileri yakıyor.Ya galibiyet ya da denize dökülmek var

      Önce gözleri ve yüreği ile sonrada kazması ile  dağları delen  bir ulu  aşık Ferhatımız var. Ferhatın yaşadığı kasabadaki mektebin soba küllerinin  gömülmesi  için bir metrelik çukur açılması gerekiyor.Elini kazmaya vurmaktan kaçan kaçana.Aslında suç Şirini gösteremeyen Şirinin güzelliğini yaşatamayan bizlerde değil mi?Sen Şirini gösterdin de insanlar Ferhat mı olmadılar?Ey Ferhatın aşkı  azmi ve iradesi sana o kadar muhtacız ki veda tepelerinden doğar gibi gel bize.

      Ferhat kadar büyük olmasa da bir başka aşık vazgeçmeme azmini  şu sözlerle ifade ediyor:

      “….beni bu sevda canımdan etse/Dilim tutulsa gözüm kör olsa/Vazgeçmem  yinede vazgeçmem sevgili/Vazgeçmem senden…”

      İstanbuldaki yüzlerce yıllık camilerin eşiğindeki  aşınmış ve içeri doğru gömülmüş mermer basamaklar….Ayak tabanlarının mermeri aşındırabileceğine inanır mısınız?

      İbni Sina  adlı bir talebe cebir ve geometriyi anlamadığı için gizlice mektepten kaçmış evine gidiyor.Yolda  su çektiği kuyunun ipinin sürtüne sürtüne kuyunun duvarını kestiğini görerek”bu  ip bu kayayı kesmiş ve aşındır mış ise benim  başım bu kayadan daha mı sert” diyerek  yeniden mektebe dönüyor ve büyük bir azimle çalışmaya başlıyor. Mektep muallimi İbni Sinanın gözlerinin içine bakarak şu sözleri diyor:”az ve devamlı olan ibadet va çalışmalar  damla damla akan suyun taşı delmesi gibi bir netice doğurur.Bir iki defa ama kemiyetçe çok olan ibadet ve çalışmalarda taşın üzerine dökülen bir kova su gibidir.0 su taşın sadece tozunu alır.Taşı delen  damlanın kuvveti değil  sürekliliğidir.”

      Kardelen çiçeği vardır adı üzerinde  karları buzları delerek  güneşe çıkar.Bazen haftalarca karı buzu kırmaya uğraşır.Çiçek , kardan buzdan tipiden daha mı güçlüdür?

      Taa uzaklarda gitmesekte gelmesek te bizim olan bir köyde  bir mübarek insan iradeli ve azimli olmanın dini karşılığının sabır kavramı olduğunu  anlatıyor.Sabır, “miskinlik nemelazımcılık teslimiyet manasına gelmez .Sabır , kardelen olmaktır ,sabır asfaltdelen olmaktır” diyor.Dinleyenler “asfaltdelen ne 0la ki?” diye düşünüy0r.

      Neyzen Tevfik “Aşkın Leylasını buldunsa söyle; Mecnundan duyup ta rivayet etme !” der.Buraya kadar Mecnunun Leylasını Mecnunun ağzıyla anlattık .Şimdi bizden rivayetlerde:

      Evimin bahçesine sarmaşıklar diktim.Görenler sarmaşığın zamanla  evin çatısını kırdığını duvardaki  sıvada çatlak olursa  çatlağı büyüterek  duvarı kıracağını sıvayı dağıtacağını söyledikleri zaman  yarım cm enindeki  dallar hakkında  denilenlerin ilk önce şaka olduğunu zannettim.İnce sarmaşık dalları tek bir cümle ile “Allahın ayetlerinden bir ayet…”

      Yaz mevsiminde  sıcaklığı emmesi  ve yansıtması sebebi ile  hava sıcaklığını  +3 derece civarında arttırdığı hesaplanmış olan asfaltı bahçemize  döktürecektik.Asfalt işçileri gelerek zeminde bir parça bile otun kalmamasını hepsinin köküyle beraber sökülmesinin gerekliliğini aksi halde otların zamanla  asfaltı kırarak dışarı çıkacaklarını söylediler.Hayret bir şey! 4-5 cm kalınlığındaki asfaltın altında havasız susuz kal ve öyle bir azim ve irade göster ki asfaltın altından yukarıya yol bul!

      Asfalt döküldükten sonra asfaltın bazı yerlerin de kabarma ve çatlamalar görünce  bu anın değişik zamanlardaki fotoğraflarını çektim.Asfaltı kıran  çiçeğe ve ota  kardelene atfen “asfaltdelen” adını verdim.Vefa yı köpeklere  çalışkanlığı karıncalara  azim ve irade ile sebat ederek  güneşe kavuşmayı otlara  çiçeklere kaptırdığımıza üzüldüm.Bunların yerine ne  mi aldık? Kurdun kan dökme hırsını,farenin  çalmasını,yılanın sinsiliğini ,serçenin şehvetini  ve büyüme azim ve iradesi olmayan  plastik sarmaşıkları ve çiçekleri.

      Haydi asfalt renkli   isyan nisyan  zulüm gaflet cehalet sekülerizm modernizm  materyalizm,hedonizm  nihilizm karışımı  betonları kırmak için  ota çiçeğe  sarmaşığa  karıncaya  kardelene  ve asfaltdelene  talebe olmaya…..

                                                                                                                19-10-2007

       Adem Şahin

      • Hits: 1044 clicks

      Tecox component by www.teglo.info