Zamanın Miracı: Üç Aylar / Dr. İbrahim Baz

      Share

      Varlık, Vareden’e doğru kanat çırpmakta. Bu kanat çırpmaların amacı, marifettir. Muhabbetin eseri olan kul, marifet yolunda ârif olursa, varlık hikmetini kavramış âgâh zümresine dahil olur.

       Zira zübde-i âlem olan beşerin ekseri, ölümün sebeplerine kafa yorar da asıl kafa yorması gereken hayatın sebebini sormada gâflet eder.

      Yaratan’a yakın olmak için yaşıyoruz: Hem dünyada hem ukbada. Aslında Yaratan bize bizden daha yakın. Sorun bizim O’na yakın olamamamızda yahut O’nun yakınlığını aklımızla bilirken, kalbimizle hissedemememizde. Halbuki akıl inanmaz. Kalbin kapısında bekler. İnanan kalptir.

      İşte üç aylar (şuhûr-i selâse) denilen bu kutlu zaman dilimi, biz kullar için kalpleri kıvama getirme mevsimidir.   

       Tüketimin mahkumu olup pusulasını kaybeden ve neye rağbet etmesi gerektiğini unutan kafaları ve kalpleri, “Regâib” karşılar üç ayların kapısında. “Bir bak etrafına” der: “Hakk’dan başka meyledilmeye, arzulanmaya, meftun olunmaya layık ne var?” Sanki gökten indirilen ve göğe doğru yükselten nurdan bir ip gibi, Reğâibin çağrısıyla tüm gönüllerin rağbeti Hakk’a olur. Camiler dolar. Kelâm-ı Hakk olan Kur’an okunur. Kur’an-ı Nâtık olan Resûl-i kibriyânın adı anılır ve ona salavatlar getirilir. Rahman’a yakın olmak için secdeye varılır, rahmet umulur. Artık ruhlar unuttuğu kıblesini tekrar hatırlar ve birleşir. Sanki istikametini ve varlık gayesini hatırlatan bir titreme gibidir Reğâib.

      Recep ayının ilk kandili böyle aydınlatır kalbleri. Mana iklimi hakim olur evlerde. Zira Recep ayının “Allah’ın ayı” olduğunu ve Rasulullah’ın Ramazan’dan sonra en fazla orucu bu ayda tuttuğunu bilen mü’minler, oruca devam ederler. Ruhlar incelir. Var olmanın ve varlığın inceliklerine hakim olmaya başlar. Sanki melekleşir. Gönlü dil olur:

      Yak aşkınla kül eyle

      Gülistanda gül eyle

      Hiç’lik suyunu içtik

      Ey Dost bizi kul eyle. (Fecrî)

                  Kul, kalbden isteyince göklerin kapısı açılır. Artık Miraç zamanıdır. Hz. Peygamberin zamanın dürülmesiyle Mekke’den Kudüs’e, oradan da huzûr-i Hakk’a vardığı kutlu yolculuk günüdür. Mü’minin yüreği ferahlar. Bilir ki O, her şeye gücü yetendir. Seccadesine kapanır ve gözyaşı ile huzûr-i Hakk’a durur. Her gözyaşı geçmişin lekelerini siler ve yıkar. Bolca tevbe edilir. Kirlerden arınan kalbe bu mana ikliminde binlerce tohum ekilir. Ruh sanki miraca çıkmıştır. Ne âlemler dolaşır.

                  Artık Şaban ayı gelmiştir. Oruç, namaz, Kur’an tilaveti ile göklerin sofrasından gıdalanmaya başlayan mü’minler, bu ibadetlerle kalbe ektikleri tohumları büyütürler. Nihayet Berât’a nail olurlar. Bu ay rehber-i beşer olan Hz. Peygamberin ayıdır. Bolca salavat getirilir. Şefaat dilenir.

                  Ümmetin ayı olan Ramazan gelir ardından. Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden kurtuluş olan Ramazan ayı. Bir bereket ve neşe kaplar, kalpleri ve kapıları. Sanki Recepte ekilen, Şaban’da büyütülen tohumlar rahmet olup sağnak sağnak yağar yeryüzüne. Hasat mevsimin huzuru sarar sineleri.

      Sahurlarda gecenin bereketi yaşanır. “Beni de kaldırın mutlaka” diyen çocukların heyecanı süsler zamanı. İftar sofralarında beklemenin hazzı yaşanır ve paylaşmanın ne demek olduğu gösterilir tüm beşere. “Allah’ım orucumu senin için tuttum” diyen kurumuş dudakların duası göklerde yankı bulur. Teravih namazlarında saf tutanların “saf”laşması izlenir ârif gönüllerce. Küsler barışır, dargınlar görüşür. Yaşlı eller öpülür. Hastalara varılır.   

      Artık bir geceye sığan bir ay hatta dahası gelir. Hoş geldin ey Leyl-i Kadr. Kadrini bildir bize. Kalbinde inen Kur’an’ı, kabrimizde nur eyle.

      Ey Rab! Bilemezsek kadrini leyl-i Kadrin, Sen bizi bilenlerle bir eyle. Bu gecede inen meleklerin kanatlarından bizlere hayırlar yağdır. Bu geceyi “selam” eylediğin gibi her gecemizi ama hasetsen kabir gecemizi kadir gibi “selam” eyle…

      …Ve bayram eder mü’minler.

      İşte üç aylar, böyle bir maneviyat kampıdır.

                  Zamanın kandillere göğe bağlandığı ve en yakın olduğu bu süreçte, maksat ruhların da yükselmesi, yücelmesi ve kemâle ermesidir.  

      Kemâle ermek isteyenler haramlardan kaçtıkları gibi bir kısım helallerden de nefislerini azade eylemişlerdir.             

                                

      "Allahım! Recep ve Şaban'ı bize mübarek kıl ve bizi Ramazan'a ulaştır."

        Dr. İbrahim Baz


       

      • Hits: 1017 clicks

      Tecox component by www.teglo.info